Haftalık Köşe Yazısı Podcastleri cover art

Haftalık Köşe Yazısı Podcastleri

Haftalık Köşe Yazısı Podcastleri

By: Murad Z. Dasaudi
Listen for free

Her hafta düzenli olarak hazırladığımız köşe yazılarının, sesli podcast yorumlarıyla buluştuğu bu seride gündemin görünen yüzünü değil, satır aralarında kalan gerçekleri konuşuyoruz.

📰 Haberlerin arka planı
🧠 Toplumsal yansımalar
📌 Sessiz kalan detaylar
⚡ Gözden kaçan sorular

🎧 Çünkü bazen en önemli haber, manşetlerde yazan değil, manşetlerin arasında kalandır.

━━━━━━━━━━━━━━━━
Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.

👍 Beğenmeyi unutmayın
🔔 Yeni bölümler için abone olun
🎧 Kulaklığınızı takın ve satır aralarına birlikte bakalım

━━━━━━━━━━━━━━━━

🎤 Voiceover • Dasaudi
🎚️ Production • Studio dMp📍 Türkiye
🗞️ Kıbrıs Now Haber
━━━━━━━━━━━━━━

#kıbrısnowhaber #Dasaudi #KöşeYazısı #Podcast #Seslendirme #KKTC #Gündem #VoiceOver #TürkçePodcast #Toplum #Yorum #YeniBölüm #KeşfetCopyright Murad Z. Dasaudi
Politics & Government
Episodes
  • Ev Fiyatları Yükselmiyor, Halk Yerinden Ediliyor
    Jun 25 2026
    Son iki yıldır Kuzey Kıbrıs'ta konut fiyatlarıyla ilgili haberler neredeyse sıradanlaştı. Her ay yeni bir rekor, her ay yeni bir artış...
    Ancak rakamların arkasında görünmeyen başka bir gerçek var.
    Bu ada üzerinde doğup büyüyen insanlar, kendi şehirlerinde ev sahibi olma hayalinden her geçen gün biraz daha uzaklaşıyor.
    Bir zamanlar maaşla alınabilen evler bugün birçok aile için ulaşılmaz hale geldi. Gençler evlenmeyi erteliyor, aileler çocuklarına ev alma fikrini konuşamaz duruma geliyor, kiracılar ise her sözleşme döneminde yeni bir belirsizlikle karşı karşıya kalıyor.
    Elbette yatırım önemlidir.
    Elbette ekonomik hareketlilik değerlidir.
    Ancak bir ülkede konut piyasası büyürken halk küçülüyorsa, ortada ciddi bir planlama sorunu vardır.
    Bugün tartışılması gereken şey yalnızca kaç daire satıldığı değildir.
    Kaç Kıbrıslının kendi toprağında ev sahibi olabildiğidir.
    Kaç gencin adada gelecek kurabildiğidir.
    Kaç ailenin kira korkusuyla yaşadığıdır.
    Daha fazla beton dökmek tek başına kalkınma değildir. Bir adanın değeri kulelerinin yüksekliğiyle değil, insanlarının yaşam kalitesiyle ölçülür.
    Konut artık yalnızca bir yatırım aracı olarak görülürse, toplumun temel barınma hakkı ikinci plana itilir.
    İşte tehlike tam da burada başlıyor.
    Çünkü bir ülkenin insanları yaşadığı yerde ev sahibi olamıyorsa, sorun emlak değildir.
    Sorun sosyal dengedir.
    Sorun gelecektir.
    Sorun, halkın kendi ülkesinde misafir gibi hissetmeye başlamasıdır.
    Kuzey Kıbrıs'ın ihtiyacı daha fazla fiyat rekoru değil.
    Yerel halkın barınma hakkını koruyan, planlı büyümeyi esas alan ve gelecek nesilleri de hesaba katan cesur bir konut politikasıdır.
    Aksi halde yükselen yalnızca binalar olacak.
    Toplum ise her geçen yıl biraz daha aşağıda kalacaktır.

    This episode includes AI-generated content.
    Show More Show Less
    2 mins
  • Sorun İkinci İş Mi, Geçim Düzeni Mi?
    Jun 18 2026
    KKTC'de zaman zaman kamuoyunun gündemine gelen bir tartışma var. Kamuda çalışan bazı kişilerin mesai dışındaki zamanlarında ek gelir elde etmeye çalışması...
    Konu açılır açılmaz görüşler ikiye ayrılıyor. Bir kesim bunu adaletsizlik olarak değerlendirirken, diğer kesim hayatın giderek ağırlaşan ekonomik yüküne dikkat çekiyor.
    Ancak mesele yalnızca ikinci iş meselesi değil.
    Daha önemli soru şu: Bir memur neden ikinci bir işe ihtiyaç duyar?
    Bu soru kimseyi suçlamak için değil, mevcut tabloyu anlamak için sorulmalıdır. Kamu görevi, toplum adına üstlenilen önemli bir sorumluluktur. Bunun karşılığında sağlanan ücret ve çalışma koşullarının çalışanları ek gelir arayışına itip itmediği de konuşulmalıdır.
    Öte yandan, mesai saatleri içerisinde kamu hizmetinin aksaması veya vatandaşın beklediği hizmetin zarar görmesi hiçbir koşulda kabul edilemez. Kamu hizmeti, vatandaşın emanetidir.
    Fakat meseleye yalnızca kamu çalışanları açısından bakmak da eksik olur. Asgari ücretle çalışan insanlar, uzun saatler mesai yapan özel sektör emekçileri ve birden fazla işte çalışarak ayakta kalmaya çalışan aileler de aynı ekonomik gerçekliğin içindedir.
    Bu nedenle tartışma kişiler üzerinden değil, sistem üzerinden yürümelidir.
    Son olarak belirtmek gerekir ki, kamu çalışanlarının mesai saatleri içerisinde başka işlerde çalıştığı yönündeki söylemler kamuoyunda dile getirilen iddialardan ibarettir. Somut veriler, resmi tespitler veya yargı kararları olmadan herhangi bir meslek grubunu zan altında bırakmak doğru değildir.
    Toplumun beklediği şey ayrıcalık değil; şeffaflık, eşitlik ve herkes için aynı kurallardır.
    Show More Show Less
    2 mins
  • Lefke: Acil İmar Planı - Nefesin Hukuku, Toprağın Hafızası
    Jun 10 2026
    Lefke bir şehir değil sadece.
    Bir coğrafya değil.
    Bir hafıza katmanı.
    Ama bu hafıza bugün sessiz bir baskı altında.
    Gözle görülür, inkâr edilemez bir baskı.
    Beton.
    Yavaş ilerleyen ama geri döndürülemez bir dönüşüm.
    Dünya şehir planlaması literatüründe ada yaşamı üç şey üzerine kurulur:
    orman, tarım ve kıyı.
    Çünkü ada, genişleyerek değil, dengeyi koruyarak yaşar.
    Toprak artmaz.
    Deniz geri çekilmez.
    Orman kendini yeniden üretmezse kaybolur.

    Lefke bugün bu üçlü denge hattının dışına itiliyor.
    Planlı gelişim olmadan büyüyen her yapılaşma, sadece bina üretmez.
    Aynı zamanda:
    • su baskısını artırır
    • tarım alanını daraltır
    • kıyı çizgisini parçalar
    • ekosistemi kırar
    Bu bir estetik meselesi değildir.
    Bu bir yaşam kapasitesi meselesidir.
    Hukuk burada devreye girer.
    Çünkü imar planı yoksa:
    • mülkiyet belirsizleşir
    • yatırım keyfileşir
    • çevresel denetim zayıflar
    • kamu yararı geri çekilir
    İmar planı bir seçenek değildir.
    Bir düzenleme tercihinden çok daha fazlasıdır.
    Devletin arazi üzerindeki sorumluluk sözleşmesidir.

    Lefke’de yıllardır tartışılan şey aslında basit:
    Plan var ama yürürlük yok.
    Bu boşluk, en tehlikeli boşluktur.
    Çünkü boşluk doğayı korumaz.
    Boşluk piyasayı korur.
    Ve piyasa, boşlukta en hızlı büyüyen şeydir.

    Bir ada kendini korumak zorundadır.
    Çünkü ada, kara parçası değildir sadece.
    Bir sınırdır.
    Bir nefes alanıdır.
    Bir denge sistemidir.
    Lefke’nin ihtiyacı tartışma değil.
    Gecikmiş bir karar da değil.
    Net bir idari refleks:
    ACİL imar planı uygulaması.
    Çünkü geciken her plan, aslında bir plan değil, kontrolsüzlük üretir.


    Show More Show Less
    2 mins
adbl_web_anon_alc_button_suppression_t1
No reviews yet